Petrol, Rusya’ya yönelik yeni yaptırım tehditleriyle haftaya yükselişle başladı
Investing.com – Petrol fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya’ya yönelik yeni yaptırımlara hazır olduğunu açıklamasının ardından bugün %2’ye yakın yükseldi. Trump’ın açıklamaları, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik gece saatlerinde gerçekleştirdiği en büyük hava saldırısının ortaya çıkardığı arz endişeleriyle birlikte, piyasada yükseliş yönlü tepkiye yol açtı.
West Texas Intermediate (WTI) petrolü, günün ilk yarısında %1,95 artışla varil başına 62,70 dolara yükseldi. Brent petrolü ise %1,87 değer kazanarak varil başına 66,55 dolardan işlem görüyor. Her iki vadeli petrol fiyatı da Cuma günü %2’den fazla değer kaybetmiş ve geçen haftayı %3’e yakın kayıpla tamamlamıştı.

Yeni yaptırım sinyalleri ve OPEC+ kararı fiyatları destekledi
Petrol piyasasında yaşanan yükselişte, OPEC+ grubunun Ekim ayı itibarıyla günlük üretimi 137.000 varil artırma yönündeki kararı da etkili oldu. Bu artış, Temmuz ve Ağustos aylarında sırasıyla 411.000 ve 555.000 varil olan artışlara kıyasla oldukça sınırlı bulunurken, piyasada arz fazlası endişesinin önüne geçilmesinde rol oynadı.
OPEC+, Nisan ayından bu yana üretimi kademeli şekilde artırıyor. Pazar günü yapılan toplantıda sekiz üye ülke, üretimi Ekim ayı itibarıyla belirli ölçüde artırma kararı aldı. Bu karar piyasa tarafından zaten öngörülmüş olsa da, beklentilerin altında kalan artış oranı fiyatlarda yukarı yönlü tepki doğurdu. Uzmanlar üretim artışının sınırlı kalmasının teknik bir yukarı tepkiyle birleşerek fiyatlarda artışı desteklediğini belirtti.
ABD’den gelen jeopolitik gerginlik sinyalleri arzı tehdit ediyor
ABD Başkanı Trump, Pazar günü yaptığı açıklamada Rusya’ya karşı yeni yaptırımların ikinci aşamasına geçmeye hazır olduklarını ifade etti. Bu açıklama, Rus petrol alıcılarına uygulanabilecek yeni yaptırımlar ihtimalini gündeme getirdi. Enerji ticareti sektöründen uzmanlar, bu tür bir adımın küresel petrol arzında ciddi bozulmalara yol açabileceğini belirtiyor.
Rusya’nın Ukrayna’ya düzenlediği son hava saldırısında başkent Kiev’deki hükümet binaları hedef alınırken, en az dört kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Bu gelişmeler, piyasalarda Rus petrol arzının kesintiye uğrayabileceği endişesini artırdı. Bazı analistlere göre, savaşın şiddetlenmesi ve ekonomik yaptırımların genişlemesi beklentisi, yatırımcıların petrol yeniden pozisyon almasına neden oldu.
Analistler: Arz endişesi ve jeopolitik gerilim kısa vadede fiyatları destekliyor
Piyasa analizlerine göre, OPEC+’ın üretimde sınırlı artış kararı ve Rusya’ya yönelik ek yaptırım ihtimalleri petrol fiyatlarını desteklemeye devam edebilir. Fujitomi Securities analistlerinden Toshitaka Tazawa, yükselişin arkasındaki en önemli etkenin piyasalarda oluşan rahatlama ve teknik toparlanma olduğunu belirtti.
Rakuten Securities’ten Satoru Yoshida ise, OPEC+’ın beklenenden düşük üretim artışı, barış olasılığının zayıflaması ve Rus petrolünün piyasayı baskılamayacağına dair beklentilerin genel yükselişi desteklediğini ifade etti.
Goldman Sachs: “2026’da sınırlı fazlalık bekleniyor, tahminler korundu”
Goldman Sachs, hafta sonu yayımladığı notta, 2026 yılı itibarıyla küresel petrol piyasasında hafif bir arz fazlası oluşabileceğini belirtti. Bu görüş, Amerika kıtasındaki üretim artışlarının Rusya arzındaki düşüş ve daha güçlü küresel talepten daha ağır basacağı varsayımına dayanıyor. Banka, 2025 yılı için Brent ve WTI fiyat tahminlerinde herhangi bir değişikliğe gitmezken, 2026 ortalama fiyatını sırasıyla 56 dolar (Brent) ve 52 dolar (WTI) olarak öngördü.
Petrol piyasasında yönün kısa vadede jeopolitik gelişmeler ve üretim politikalarıyla şekillenmeye devam etmesi bekleniyor. ABD tarafında siyasi adımların netleşmesi, arz ve talep dengesini etkileme potansiyeli nedeniyle piyasalar tarafından yakından takip ediliyor.








